Namaz.SanalAlemci.Com » Secde-i Sehv nedir? Hangi hallerde ve nasıl yapılır?

Secde-i Sehv nedir? Hangi hallerde ve nasıl yapılır?


  • Anasayfa
  • Secde-i Sehv nedir? Hangi hallerde ve nasıl yapılır?
Secde-i Sehv nedir? Hangi hallerde ve nasıl yapılır?
Secde-i Sehv nedir? Hangi hallerde ve nasıl yapılır? 4.6/5 (92%) 590 Oy

Secde-i Sehv ne demektir? Secde-i Sehv neye denir? Secde-i Sehv hangi durumlarda ve nasıl yapılır?

Sual: Secde-i sehv ne demektir, Sehv secdesi hangi hallerde ve nasıl yapılır?
CEVAP
Secde-i sehv [yanılma secdesi], farzın gecikmesi, farzın tekrarı, vacibin terki, vacibin gecikmesi, vacibin tekrarı ve vacibin değişmesinden dolayı, o namazın sonunda yapılması gereken iki secde ile teşehhüt, salli barik ve Rabbena âtina okumaktan ibarettir. Şöyle yapılır:

Son oturuşta Et-tehıyyatü okunduktan sonra sağa selam verilir. Ondan sonra Allahü Ekber denilerek secdeye varılıp üç kere Sübhane Rabbiyel-â’la okunur. Ondan sonra Allahü Ekber denilerek doğrulur. Az bir miktar duraklamadan sonra tekrar Allahü Ekber diyerek ikinci secdeye varılır. Yine üç kere Sübhane Rabbiyel-â’la okunduktan sonra Allahü Ekber denilerek doğrulur ve oturulur. Tehıyyat, Salli Barik ve Rabbena âtina okunup önce sağ, sonra sol tarafa selam verilir.

Sual: Secde-i sehv nasıl yapılır?
CEVAP
Secde-i sehv yapmak için, tehıyyat okunup, bir tarafa selam verildikten sonra, iki secde yapıp oturulur ve Tehıyyat, Salli barik, Rabbena okunarak namaz tamamlanır.

Sual: Secde-i sehv yaparken, selam iki tarafa da verilebilir mi?
CEVAP
Evet iki tarafa da selam verdikten sonra veya hiç selam vermeden de secde-i sehv yapılabilir. Cemaatle yapılırken sadece sağ tarafa vermek daha uygun olur.
Sual: Hangi haller secde-i sehvi gerektirir?
CEVAP
Secde-i sehvi gerektiren haller şunlardır:
1- Farzın tehiri [gecikmesi]
2- Farzın tekrarı
3- Vacibin terki
4- Vacibin tehiri [gecikmesi]
5- Vacibin tekrarı
6- Vacibin tebdili [değişmesi].

Sual: Namazda sıra ile kılmak yani tertip farz mıdır?
CEVAP
Evet farzdır. Secdeler önce yapılsa, rüku sonra yapılsa namaz sahih olmaz.

Farzın tehiri halinde:
Sual: Her farzın tehirinde secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Her farzın tehiri secde-i sehv ile kurtarılmaz. Mesela rüku ve iki secde tehir edilemez. Tehir edilirse namaz bozulmuş olur. Kıraat de tehir edilemez. Kıraati [Kur'an okumayı] unutup sadece Sübhaneke okuduktan sonra rükuya veya secdeye giden kimse, geri dönüp kıraati yaptıktan sonra, tekrar rüku ve secdeyi yapması gerekir. Yapmazsa namazı sahih olmaz. Çünkü namazda tertip yani farzları sıra ile yapmak farzdır.

İki secdeden biri unutulup namaz içinde hatırlanınca hemen o secde yapılır, namazın sonunda da secde-i sehv gerekir. Son teşehhüdde Ettehıyyatü okuyacak kadar oturmayanın da namazı sahih olmaz. İki rekatlı namazda, ikinci rekatta değil de üçüncü rekatta otursa, 4 rekatlı namazda, dörtte oturmayıp beşinci rekatta otursa namazı sahih olmaz; çünkü farz yerinde yapılmamış oluyor.

Farzın tekrarı halinde:

Sual: Üç secde yapan veya iki rüku yapanın, secde-i sehv ile namazı tamam olur mu?
CEVAP
Evet tamam olur.

Vacibin terki halinde:
Sual:
Zammı sure, Fatiha veya Kunut dualarını okumayı unutanın secde-i sehv yapması gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip terk edilmiş oluyor.

Sual: Oturması gereken yerde kalkan, mesela 4 rekatlı farzlarda ilk teşehhüdde oturmayıp, kalkan secde-i sehv yapması gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip terk edilmiş oluyor.

Sual: Kalkması gereken yerde, mesela ilk rekatı kılıp oturana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip geciktirilmiş oluyor.

Sual: Teşehhüdde dua okunacak yerde Kur’an okuyana, mesela teşehhüdde Ettehıyyatüyü okumayıp Fatiha veya başka bir sure okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü dua yerinde Kur’an okunmuş oluyor.

Vacibin tekrarı halinde:
Sual: Fatihayı peş peşe iki defa okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü bu durumda vacip olan zammı sure gecikiyor ve vacip tekrar edilmiş oluyor.

Sual: Fatiha ve zammı sureden sonra tekrar Fatiha okunsa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Fatiha tekrar edildiği halde secde-i sehv gerekmez. Çünkü orası kıraat mahallidir, orada ne kadar çok âyet okunursa okunsun secde-i sehv gerekmez.

Vacibin tehiri halinde:
Sual: Zammı sureleri birinci ve ikinci rekatlarda okumayı unutup üçüncü ve dördüncü rekatlarda okuyunca secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip tehir edilmiş oluyor.

Sual: Ettehıyyatüyü de okuyup tamamlamış olduğu namazdan sonra, unutup ayağa kalkarak vacip olan selamı geciktiren mesela iki rekatlı namazda, üçüncü rekata, üç rekatlılarda, dördüncü rekata, dört rekatlılarda ise beşinci rekata kalkan, secde yapmadan önce hatırlarsa, hemen oturup secde-i sehv yapması gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip olan selam geciktirilmiş oluyor.

Vacibin tebdili halinde:
Sual: Kur’an okunacak yerde dua okuyana, mesela kıyamda Fatihayı unutup Ettehıyyatü okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip olan Fatiha terk edilmiş oluyor.

Sual: Eğer kıyamda Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, Fatihayı da okursa secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez. Fatiha okunmuş oluyor. Kıraat mahalli olduğu için Ettehıyyatünün veya başka duaların okunması secde-i sehvi gerektirmiyor.

Sual: İmam, öğle ve ikindide hafif okuması gerekirken sesli okursa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacibin vasfı değiştirilmiş oluyor.

Sual: İmam, akşam, yatsı ve sabahta sesli okuması gerekirken hafif okusa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Çünkü vacip terk edilmiş oluyor.

Secde-i sehv gerektiren haller

Sual: Fatihayı birinci veya ikinci rekatta peş peşe iki kere okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: İlk Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, yanılıp Allahümme… demek secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Tadil-i erkanı terk etmek veya Kunut dualarını unutmak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Son rekatta, Ettehıyyatüden önce Fatiha okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Son rekatta Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, kalkıp bir veya iki rekat daha kılmak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: İmamın, sesli okunacak yerde, Fatihanın yarısını gizli okuması secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Namaz içindeki bir şeyi, bir rükün miktarı düşünmek, sonraki rüknün veya vacibin gecikmesine sebep olursa secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir. [Başka namazdakini veya dünya işlerinden birini düşünmek secde-i sehvi gerektirmez. Rükün: Üç kere sübhanallah diyecek kadar zamandır.]

Sual: Unutarak iki rüku veya üç secde yapmak, secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Zammı surenin bir kısmını rükuda okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: İlk oturuşta Ettehıyyatüden sonra az da olsa bir şey okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: İlk oturuşta, iki tarafa selam verince hatırlayıp namaza devam edilse, namaz bozulmuş olur mu?
CEVAP
Hayır namaz bozulmuş olmaz, ama secde-i sehv gerekir.

Sual: Ayağa kalkınca, oturmaması gerekirken oturmuşsa ne yapar?
CEVAP
Namaz sonunda secde-i sehv yapar.

Sual: Dördüncü rekatta teşehhüd miktarı oturup, selam vermeden beşinciye kalkarsa, ne yapar?
CEVAP
Beşinci rekatın secdesini yapmadan hatırladıysa oturur, secde-i sehv ile namazını tamamlar.

Sual: Beşinci rekatın secdesini yaptıktan sonra hatasını anlarsa ne yapar?
CEVAP
Altıncı rekatı da tamamlayıp, secde-i sehv yapar. Farzı tamam etmiş olur. İki rekatı da nafile olur.

Sual: Namazda bir secdeyi unutan ne yapar?
CEVAP
Secdeyi unutan kimse, rüku’da veya secdede hatırlarsa, rüku’dan hemen; secdeden ise, oturduktan sonra, o secdeyi yapar, sonra rüku ve secdeyi iade eder. Farzı geciktirdiği için namaz sonunda secde-i sehv yapar. Yahut, bu secdeyi ve son oturuşta hatırladığı secdeyi son oturuş arasında veya sonunda yapar ve tekrar oturarak Ettehıyyatü’yü okur ve secde-i sehv yapar. Tekrar oturmazsa, namazı bozulur. (S. Ebediyye)

Sual: 4 rekatlı farzların ilk teşehhüdünde oturmayı unutup kalkmak, secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet gerektirir.

Sual: Birinci rekatı kılıp ikinci rekata kalkması gerekirken unutup oturmak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Birinci teşehhüdde Ettehıyyatüyü okuyacakken Fatiha veya başka bir sure okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Ettehıyyatüyü bitirmeden selam verilirse, o anda hatırlanınca, hemen secde-i sehv yapılır mı?
CEVAP
Evet.

Sual: Zammı sure unutulunca secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Kunut dualarını okumadığını rükuda iken hatırlayan ne yapar?
CEVAP
Geri dönmez. Namazın sonunda secde-i sehv yapar.

Sual:
Yanılıp Fatihayı ilk rekatta peş peşe iki kere okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Ancak, Fatihayı sureden sonra da okursa, secde-i sehv gerekmez.

Sual:
Kıyamda unutup Fatiha yerine Ettehıyyatü okursa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir. Eğer o anda hatırlayıp Fatihayı okursa secde-i sehv gerekmez. Çünkü kıyam kıraat mahallidir. Fazla bir şey okumak secde-i sehvi gerektirmez.

Sual:
Son rekatta salli bariki okuyup kalkan secde-i sehv yapar mı?
CEVAP
Vacib olan selamı geciktirdiği için, secde-i sehv gerekir.

Sual: Son rekatta, Ettehıyyatüden önce Fatiha okunsa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Vacip olan Ettehıyyatü geciktiği için secde-i sehv gerekir.

Sual: Son rekatta Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, kalkıp bir rekat daha kılanın namazı sahih mi?
CEVAP
Son rekatta oturduğu için secde-i sehv ile namazı sahihtir. Fakat bir rekat daha kılıp sonra selam verseydi, son kıldığı iki rekat nafile olurdu.

Sual:
Vitri kılarken Kunut dualarını okumayı unutan ne yapar?
CEVAP
Namaz bitmeden hatırladı ise, namazın sonunda secde-i sehv yapar. Secde-i sehvi de unutana bir şey gerekmez. Yani tekrar kılmak gerekmez. Çünkü unutmak özürdür.

Sual: Sünnet kılarken, zammı sure yerine Kunut okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Vacip olan zammı sureyi terk ettiği için secde-i sehv gerekir.

Sual: Dört rekatlı bir namazın birinci rekatında zammı sureyi unutup ikinci rekatta hatırlarsa ne yapar?
CEVAP
Hatırlayınca üçüncü rekatta okur, burada da unutursa dördüncü rekatta okur. Farzların 3. ve 4.rekatlarında da zammı sure okumanın mahzuru olmaz. Namazın sonunda secde-i sehv yapar. Dördüncü rekatta da okumayı unutursa, secde-i sehv yapar. Secde-i sehvi de unutursa, bir şey yapmak gerekmez.

Sual: Bayram namazında imam ilk rekatta zevaid tekbirlerini getirmedi. Namazın sonunda secde-i sehv yaptı, namaz sahih oldu mu?
CEVAP
Vacipler unutulunca secde-i sehv kurtarır.

Sual:
İki veya dört rekatlı bir farzın son rekatında yanılıp oturmadan kalkan ne yapar?
CEVAP
Secdeye varmadan hatırladı ise hemen oturur, sonunda secde-i sehv yapar. Secdeyi yaptıktan sonra hatırlamışsa, bir rekat daha kılar. Namazı nafileye döner. Farzı yeniden kılması gerekir.

Sual: Namazda ilk teşehhüdde oturmayıp kalkarken hatırlayan yapar?
CEVAP
Eğer iki diz yerden kesilirse, bir daha dönülmez yani oturup tehıyyat okunmaz ve namazın sonunda secde-i sehv yapılır.

Sual:
Dört rekatlı bir namazın ikinci rekatında iken namaz bitti sanarak iki tarafa selam veren ve hemen hatasını anlayan kimse kalkıp namaza devam edebilir mi?
CEVAP
Evet namaza devam eder ve sonunda secde-i sehv yapar.

Sual:
Son rekatta Ettehıyyatüyü okuduktan sonra, kalkıp bir rekat daha kılan ne yapar?
CEVAP
Altı rekata tamamlar. Sonunda secde-i sehv yapar.

Sual:
Dört rekatlı bir namazın ilk teşehhüdü unutulursa ne yapılır?
CEVAP
Secde-i sehv yapılır.

Sual: Namazda fatihadan sonra her hangi bir sure okumayı unutunca secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Birinci veya ikinci rekatlarda okumazsa secde-i sehv gerekir.

Sual:
Vitir namazında Kunut dualarını okumadığını teşehhüdde iken hatırlayan ne yapar?
CEVAP
Secde-i sehv yapar.

Sual:
Bazen neler okuduğumuzu, kaç rekat kıldığımızı şaşırıyoruz. Bu durumda ne yapmak gerekir?
CEVAP
İbadetlerde zan geçerlidir. Yani hangi taraf ağırlık basıyorsa öyle hareket edilir. İki tarafa da bir meyil yoksa iki taraf da % 50 ise buna şüphe [kuşku] denir. Mesela üç rekat mı dört rekat mı kıldım diye şüphe edilirse, iki tarafa da bir zan meydana gelmezse, yani galiba üç kıldım veya galiba dört kıldım gibi bir düşünce gelmezse, üç kılmış kabul edilerek bir rekat daha kılınır ve üçüncü rekatta oturulur. Çünkü üçüncü rekatın dördüncü rekat olma ihtimali vardır. Sonra da secde-i sehv yapılır.

Sual: Namazın ilk rekatında oturup bir şey okumadan kalkmak secde-i sehv gerektirir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Kaç rekat kıldığını şaşırıp, namazda düşünmesi, sonraki rüknün veya vacibin, bir rükün zamanı kadar gecikmesine sebep olursa, bu arada, âyet ve dua okusa secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir.

Sual: Son rekatta oturmadan ayağa kalkan, o rekatın secdesini yaptıktan sonra hatırlarsa ne yapar?
CEVAP
Farz namazı, nafile şekline döner. Bir rekat daha kılıp, altıncı rekata tamamlar. Farzı nafileye döndüğü için yeniden kılması gerekir.

Secde-i sehv gerekmeyen haller

Sual: Zammı sureden önce ve sonra Fatiha okuyana secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır gerekmez.

Sual: İkinci rekatta Fatihadan önce, Ettehıyyatü veya başka duaları okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Farzın son iki rekatında zammı sure okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Farzın son iki rekatında, Fatihadan sonra besmele çekmek veya herhangi bir dua okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Son rekatta, Ettehıyyatüden sonra birkaç dua okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Unutup salli barikleri, iki defa okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Ettehıyyatü veya Sübhanekeden önce unutup Besmele çekmek secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: 3. ve 4. rekatlarda Fatihadan önce herhangi bir dua okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Namazda unutup estağfirullah, elhamdülillah, Allahümmağfirli demek secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Sübhanekeden sonra, Ettehıyyatüyü, sonra da Fatihayı okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Birinci rekatta okuduğu zammı sureyi, unutup ikinci rekatta okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez. Unuttuğu için mekruh da olmaz.

Sual: Daha sonraki zammı sureyi okuyacak yerde daha öncekini okumak. Mesela Kevser suresini okuyup ikinci rekatta da, İhlası okuyacakken, unutup Fil suresini okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez. Unuttuğu için mekruh da olmaz.

Sual: Zammı sure okurken bir veya birkaç âyet atlamak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Son teşehhüdde Ettehıyyatüden sonra Fatiha veya başka dua okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez. Çünkü orası dua okuma yeridir.

Sual: Seferde, dört rekatlı namazları unutarak tam kılmak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Sureyi yarısına kadar okunduktan sonra, şaşırıp, yeniden başlamak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Ettehıyyatüyü veya Sübhanekeyi yarısına kadar okuduktan sonra, şaşırıp, yeniden başlamak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır gerektirmez.

Sual: Güneş doğarken, güneş batarken secde-i sehv yapılır mı?
CEVAP
Hayır yapılmaz.

Sual: Başka bir namazı kılıp kılmadığını veya dünya işlerini düşünen, bir rüknün gecikmesine sebep olsa secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır gerekmez.

Sual: Salli barik, iki defa okunsa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez.

Sual:
Tehıyyattan önce yanılıp Besmele çekilse, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır gerekmez.

Sual: Namaz içinde secde-i sehv gerekip gerekmediğini düşününce secde-i sehv yapmak lazım mı?
CEVAP
Hayır.

Sual: Hiç lüzum yokken ihtiyaten secde-i sehv yapılabilir mi? (mesela, kıraatte bir hata yapılması veya tadil-i erkanın tam yerine getirilmemesi gibi şüpheleri gidermek için…)
CEVAP
İhtiyaten secde-i sehv yapılmaz. Şüphe üzerine secde-i sehv olmaz. Kıraatte hata için yapılmaz. Kıraatte bir kelimeyi yanlış okuyunca veya bir harf sessiz çıkınca tekrar düzgün olarak okunduğunda, secde-i sehv gerekmez.

Sual: Namazda unutarak, ikinci rekatta, önceki rekatta okuduğu zammı surenin evvelindekini okumak veya bir sure atlayarak okumak mekruh olur mu ve secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Secde-i sehv gerekmez, unutarak bir önceki sureyi ve bir atlayarak okumak da mekruh değildir. Bunlar unutmadan da yapılsa secde-i sehv gerekmez.

Sual: İmam secde-i sehv yaparken de, camiye gelip, uymak caiz midir?
CEVAP
Evet caizdir.

Sual: Secde-i sehv yaparken, bir yanlış daha yapılsa, tekrar secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır. Her namazda bir secde-i sehv yapılır. Bir namazda birkaç defa yanılan kimse de bir defa secde-i sehv yapar.

Sual: Sehv secdesi yaparken sadece tehıyyatı okumak yeterli midir?
CEVAP
Sadece tehıyyatı okumak yeterlidir. Evla olanı salli barikleri de okumaktır.

Sual: Namazda secde-i sehv yaparken iki secde yerine bir secde yapsak sakıncası var mı?
CEVAP
Secde-i sehv yaparken secde bir defa yapılmaz, iki defa secde yapmak şarttır.

Sual:
Secde-i sehvde Ettehıyyatüyü okumak vacip midir?
CEVAP
Evet.

Sual: Secde-i sehv unutulursa namazı tekrar kılmak gerekir mi?
CEVAP
Hayır gerekmez. Unutmak özürdür.

Sual: Mesbuk, imam selam verdikten sonra namazını tamamlarken, secde-i sehvi gerektiren bir iş yapsa, sonunda secde-i sehv yapması lazım mıdır?
CEVAP
Evet secde-i sehv lazımdır.

Sual: İmam, zammı surede yanıldı veya yanlışlıkla başka âyetlere atlayıp okumaya devam etmiş ise, ne yapmak gerekir?
CEVAP
Bir şey yapmak gerekmez. Öyle yapılır. Secde-i sehv de gerekmez. Devam eder. Bilmeden müdahale etmemelidir.

Sual: İmama uyup cemaatle namaz kılarken, şaşıran kimse secde-i sehv yapar mı?
CEVAP
Hayır yapmaz.

Sual: Namaz kılması haram olan üç vakitte, secde-i sehv caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir.

Sual: Maliki’de, namazdan çıkmak için, selam vermek farz olduğuna göre, secde-i sehv yapmak gerekince, selam vermeden mi, secde-i sehv yapmak gerekiyor?
CEVAP
Secde-i sehv yaparken, selamdaki niyetimiz, namazdan çıkmak olmadığı için, bir veya iki tarafa selam vererek, secde-i sehv yapmanın mahzuru olmaz.

Sual: Namazda zamm-ı sureden sonra yanlışlıkla, sadakallahülazim deyince secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır gerekmez.

Sual:
Ettehıyyatü’yü yanılıp iki defa okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Ettehıyyatü okumak vacibdir. Vacibin tekrar edilmesi halinde secdei sehv gerekir.

Sual:
Namazda, Sübhaneke’den önce veya sonra Ettehıyyatüyü okumak yahut Sübhanekeyi veya salli barikleri ikişer defa okumak, Rabbena’dan başka, birkaç dua daha okumak, secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hiç birisi gerektirmez. Sübhaneke okunacak yer, dua okuma yeridir. Orada başka dualar da okunsa yine secde-i sehvi gerektirmez. Yanılarak iki kere sübhaneke okunsa, üç kere okunsa yine secde-i sehvi gerektirmez. Salli barikten sonra, Rabbena ile başlayan bir çok âyeti kerimeyi dua niyetiyle okumak veya hadis-i şerif ile bildirilen duaları okumak selamı geciktirmek sayılmaz, secdei sehv de gerekmez. Çünkü orası dua mahallidir.

Sual:
Zammı sureyi okumadığını rükûda veya rükûdan kalkınca hatırlayan ne yapar?
CEVAP
Rükûda hatırlayan hemen kalkar, zammı sureyi okuyup tekrar rükûya gider. Secde-i sehv yapması gerekmez. Rükûdan kalkınca veya daha sonra hatırlarsa geri dönmez. Sonunda secde-i sehv yapar.

Sual:
Şafii ve Malikide selam verilince namazdan çıkılıyor. O halde, Hanefi bir imam sehiv secdesi yaparsa, Şafii veya Maliki biri ne yapmalıdır?
CEVAP
Onlar da selam verir. Çünkü secdei sehv olduğunu biliyorlar. Namazdan çıkmaya niyet etmek farzdır. Burada secdei sehv için selam verilince namazdan çıkmış olmuyorlar.

Sual:
Vitirde kunut dualarını okumak vacib, zammı sure okumak da vacib iken, ne diye zammı sureyi okumadığını rükuda hatırlayan kalkıp zammı sureyi okuyor da, kunut dualarını okumak için geri dönemiyor? Dönerse ne mahzuru vardır?
CEVAP
Unutulan kunut için kıyama dönemez. Döner de, kunut dualarını okursa, rükua gitmeden secdeye gitmesi gerekir. Rükuu tekrar ederse, kasten iki rüku yaptığı için namaz bozulur. Çünkü rükuu kıraatten hemen sonradır. Kunutu okumasa da secde-i sehv gerekir, dönüp geriye okusa da secde-i sehv gerekir.Uygun olanı, rükuda kunutları okumadığını hatırlayan kimse, artık geri dönmez. Secde-i sehv ile namazını tamamlar. (Redd-ül-muhtar)

Sual:
İmâm, secde-i sehv yaptıktan sonra, cemaate uyan kimse, cemaat sevabına kavuşur mu?
CEVAP
Evet.

Sual:
Herhangi bir rekatta Fatiha okumayı unutan, bunu namaz içinde telafi edebilir mi?
CEVAP
Hanefi’de, Fatiha okumak vacibdir. Fatihayı unutan, secde-i sehv yapar. Maliki’de ise, Fatiha okumak farzdır. Bir rekatta, farz terk edilince, secde-i sehv ile namaz kurtulmaz. Namazı tekrar kılmak gerekir.

Sual:
Üç rekatlık namazda, üçüncü rekatta oturmayı unutarak dördüncü rekata kalkan kimse, secdeyi de, yaptıktan sonra hatırlasa, rekatı beşe mi tamamlar?
CEVAP
Beşe tamamlamaz, dörde tamamladıktan sonra selam verir. Namaz nafileye döndüğü için, farzı tekrar kılması lâzım olur. Eğer üçüncü rekatta oturmuş olsa idi, beşe tamamlardı. Secde-i sehv ile, namazı da sahih olurdu.

Sual: Ettehıyyatü’den sonra az bir şey okuyarak, üçüncü rekatı geciktirene secde-i sehv gerekiyor. Burada az bir şeyden maksat ne kadardır?
CEVAP
Allahümme
dese yahut sadece Al… bile dese, secde-i sehv gerekir.

Sual:
Rükudan doğrulurken (Semiallahü limen hamideh) yerine, yanılıp (Allahü ekber) dense, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Hayır, secde-i sehv gerekmez.

Sual: Namazda, secde-i sehvi gerektirmeyen bir işi yapmanın veya bir duayı okumanın mahzuru olur mu?
CEVAP
Namazda secde-i sehv gerekmese de bazı işler mekruhtur. Mesela namazda Kâfirun suresinden sonra, Nasr suresini okumak yerine Kevser suresi okunsa, secde-i sehv gerekmez ama mekruh olur. Unutularak okunursa mekruh olmaz. Sübhanekeden önce Besmele çekmek, başka dua okumak, mesela Ettehıyyatü’yü okumak gibi şeyler secde-i sehvi gerektirmese de, bunları bilerek yapmak caiz olmaz.

Sual: Namazda vacibin tekrarında secde-i sehv gerekiyor. Fatiha’yı bir defa zamm-ı sureden önce, bir de zamm-ı sureden sonra okumak secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Gerektirmez; çünkü orası kıraat [okuma] yeridir. Fatiha peş peşe iki kere okunursa, vacib tekrar edildiği için secde-i sehvi gerektirir. Eğer farzların son iki rekâtında, Fatiha peş peşe iki kere okunsa, orada Fatiha okunması, esah olan kavle göre, vacib olmadığı için, secde-i sehv gerekmez, mekruh da olmaz. Farzların son iki rekâtında, zammı sure okunmaz, okunursa veya peş peşe iki kere okunsa, secde-i sehv gerekmez; çünkü orada zammı sure okumak vacib değildir. (Redd-ül muhtar)

Sual: Namazda sünnetleri, mesela salli barikleri birkaç defa okusak, sübhanekeyi tekrar etsek, rükû ve secdedeki tesbihleri, 21 kere, 41 kere 100 kere çeksek, celsede ve kavmede çok dursak secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
Secde-i sehv gerekmez; fakat kasten yapılırsa sünnete uyulmamış, mekruh işlenmiş olur. Abdestte de, sünnet olan miktardan yani üçten fazla yıkamak mekruhtur.

Sual: Farzların veya kaza namazının 3. ve 4. rekâtlarında, kasten veya unutarak, Fatiha’dan sonra, zamm-ı sure okumak veya besmele çekmek, secde-i sehvi gerektirir mi?
CEVAP
Hayır, gerektirmez.

Bir önceki yazımız olan Tüm İllerin Günlük ve 3 Günlük Haritalı Hava Durumu başlıklı makalemizde Bugün hava sıcaklığı kaç derece - Günlük Hava Raporu Tim İller, Bugün sıcaklık kaç derece? Yarın kaç derece olacak öğren ve Haritalı olarak 3 günlük hava durumunu anında öğren (Tüm İller) hakkında bilgiler verilmektedir.

Bu Yazıyı Sevdiklerinizle Paylaşmak İster misiniz?

Secde-i Sehv nedir? Hangi hallerde ve nasıl yapılır? ile Benzer Yazılar:

7 Mart 2013 Saat : 11:59
  Genel
100.581 Okunma

“Secde-i Sehv nedir? Hangi hallerde ve nasıl yapılır?” için 13 Yorum

  1. sevinç diyor ki:

    Bu Ne Güzel Site Böyle Allah Razı Olsun Din Kardeşlerim

  2. selim yılmaz diyor ki:

    dört rekatlı namazda 1. rekatta bakara dan ilk 5 ayeti okuyup 2. rekatta bakara dan 20-23.ayeti okumanın hükmü.kısacası 1.rektta aynı sureden bir miktar 2. rekatta yine aynı sureden okumanın hükmü sayfa atlıyarak

  3. Onur çadırcı diyor ki:

    Ben hanefiyim hocam Şafi bana namaz kıldırırken 1.rekattaki fatiha yı icinde okudu sevih secdesi gerekirmi.

  4. ayhan yaman diyor ki:

    S.A sorum şu olacak Kalkışma ve isyanın cezası nedir?

  5. selahattin saral diyor ki:

    namazda kıraatta zammı surenın sonuna kadar gelıp sonunda bir cumlesını hatırlamak ıcın bir rukun kadar dusunup hatırlayarak okusa sehıv secdesi gerekir mi ?

  6. Hakan gün diyor ki:

    Selamun aleyküm vitir kilarken kunt yerine felak nas okuyorum sehiv secdesi gerekirmi

  7. oğuz han diyor ki:

    Bir vakit namazinda kac tane sehiv secdesi yapilir

  8. Hejja diyor ki:

    Es selamun aleykum.namazda önce sag sonra sol diz,önce sag kol sonra sol kol ,sonra burun sonra alin,kalkerken tersine diye okudum,beni tam manasiyla yani tam sirasiyla açiklama yaparmisiniz.hem örnek veya mezheb veya kanakta reca edebilirmiyim.Allah razi olsun.imeyl adresine cevap bekliyorum.rabbime emanetsiniz.dua ile. Hejja

  9. Şafi Mezhebine Göre Sehiv Secdesini Gerektiren Haller diyor ki:

    Namazda terk edilen (unutulan) fiiller üç şey olup bunlar; farz, sünnet veya hey’atdir

    Terkedilen farz (rükün) işe; sehiv secdesi yalnız yeterli değildir. Terkettiği o farz için zaman yakın ise, hemen yerine getirmek gerekir.

    Terkedilen sünnet ise ve o sünnetten sonraki rükne girilmemişse o sün­net yerine getirilir. Rükne girilmişse artık geri dönülmez. Namaza devam edilir. Daha sonra yanılmış olduğu için sehiv secdesi yapar.

    Terkedilen hey’at ise; O’nun için herhangi bir şey yapılmaz ve sehiv secdesi de gerekmez.

    Namazın rekatlarında şüpheye düşen bir kişi, kanaatin en azını nazar-ı itibare alarak namazını kılar.

    Sehiv secdesi sünnettir, zamanı ise selamdan Öncedir.

    Sehiv secdesinin yapılışı:

    Namaz kılan kişi selam vermeden önce teşehhüdde (tahiyyata oturma) bulunur, Hz. Peygambere ve aline salat okuduktan sonra niyet ederek tıpkı namaz secdesi gibi iki secde eder.

    Bu şekilde sehiv secdesi tamamlanmış olur.

    ŞAFİİ MEZHEBİNE GÖRE SEHİV SECDESİNİ GEREKTİREN DURUMLAR:

    Namazda kasden veya unutarak vâki olacak noksanlıkların tamamlanması ve şeytanın kahr edilmesi için sehiv ya’ni yanılma secdesi meşru’ kılınmıştır. Meselâ secdede iken itmi’nan hâsıl olmadan unutarak başını kaldırırsa hemen tekrar o secdeyi iâde eder ve namazın sonunda yanılma secdesi yapar.

    Bir şeyin kendisinden fazla olarak misli ile tamamlanmasına bir mâni yoktur. Nasıl ki, bir kimse Ramazan orucunu karısına kasden yaklaşarak bozduğu takdirde keffâret olarak bir köle âzad etmesi ve bundan âciz kalırsa kendisinin 60 gün oruç tutması lâzım gelmektedir.

    Cenâze namazı hafiflik üzerine bina edildiğinden kendisine yanılma secdesi girmez. Bu secdeler bu ümmetin hususiyetlerindendir. Yalnız kılan için ve imâm için sünneti müekkede olup, imâmı secde eden me’mum için vâcibdir.

    Yanılma secdesi namazdaki iki secde gibi, iki tane olup bu iki secde arasında döşenerek oturur ve bu secdelerden sonra ise teverrük ederek oturur.
    İki secde arasındaki zikir, namaz secdeleri arasındaki zikir gibidir.

    Eğer kasden vâki olan bir fiilden dolayı yapılıyorsa istiğfar etmek daha iyidir. İmâm ve yalnız kılan kimse yanılma secdesi için kalben niyet etmesi lâzımdır. Eğer niyet etmez veya lâfzan niyet ederse namazı bozulur.

    Yanılma secdeleri teşehhüdden ve Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi veselleme ve ehli beyte salâvattan sonra ve namazın selâmından evvel yapılır.

    Kasden verilen selâmdan sonra yanılma secdesi iptal edilmiş olur.

    Aynı zamanda unutarak selâm verir de, hafif iki rekat namaz kılacak kadar bir zaman geçtikten sonra hatırlarsa, gine yanılma secdesi iptal edilmiş olur. Fakat unutarak selâm verdikten sonra böyle iki rek’at kılacak kadar bir zaman geçmeden hatırlarsa, namazın ilk başlayış tekbirini almadan yeniden yanılma secdelerini yapar ve tekrar selâm verir.

    Yanılma secdesinin sebepleri şunlardır:

    l- Namazın cüz’ü olan sünnetlerden birisini terk etmek:
    İlk teşehhüd ve kunut gibi veya bunlardan birisinde şüpheye düşmek. Meselâ, teşehhüdü okudum mu? okumadım mı? diye şüphe eder ve o anda ayağa kalkmışsa tekrar teşehhüdü okumak için geriye dönüp oturmaz, devam eder ve sonunda selâmdan evvel yanılma secdesi yapar. Eğer haram olduğunu bildiği halde kasden geriye dönerek oturur ve teşehhüdü okursa namazı bozulur. Eğer unutarak veya bozulacağını bilmeyerek dönerse namazı bozulmaz.

    Yanılma secdesi yapar. Bu bilmeyen kimse İslâm ülemâsının bulunduğu yerde olsa dahi mâzurdur. Çünkü bu gibi bilgiler umum halkın malûmu değildir. Eğer unutarak ayağa kalktığı zaman tamamen doğrulmamış fakat doğrulmaya oturmadan daha yakın ise tekrar teşehhüde dönmesi câizdir.Ve sonunda da yanılma secdesi yapar. Eğer bu unutmada oturmaya daha yakın ise gine teşehhüde döner, fakat yanılma secdesi yapmaz.

    Eğer kasden teşehhüdü terk ederse tamâmen ayağa kalkmamış olsa dahi teşehhüde dönmez.

    Ve haram olduğunu bildiği halde kasden dönerse namazı bozulur.

    Bunlar yalnız kılan veya imâm olan kimse içindir.

    Eğer imâma uyan bir kimse ise teşehhüdü unutup kalktığında, imâma uymak için hemen geriye dönmesi vâcibdir. Bildiği halde kasden dönmez veya imâmdan ayrılma niyeti yapmazsa, namazı bozulur. Burda dönmenin vâcib olması unutarak kalktığına göredir.

    Eğer kasden teşehhüdü okumadan kalkarsa; imâm kalkıncaya kadar dönmesi mendup olur. Bu fiillerin kasden terkedilmesi ile unutarak terkedilmesi arasındaki fark şudur: Kasden terketmede fazileti bile bile terketmiş ve başka bir farza geçmiş olup, iki farz arasında muhayyer bırakılmıştır. Birisi gitmiş olduğu farz diğeri imâmın mütâbeatıdır. Unutmada ise ecrinin daha yükseltilmesi için geriye dönmesi teayyün eder. Buna misal, yukarıda zikredildiği gibi imâmın teşehhüdü terketmeyip ona uyanın unutarak terketmesidir. Eğer imâm terkedip ona uyan terketmemişse bu uyan kimsenin de imâmdan geriye kalması câiz değildir.

    Bilerek kasden geriye kalırsa ayrılma niyeti de yapmazsa namazı bozulur. Yalnız kılan veya imâm olan bir kimse kunutu unutarak tamamen secdeye giderse kunut için geriye dönmez sonunda yanılma secdesi yapar.

    Eğer bilerek kasden geriye dönerse namazı bozulur.

    Kunutu unuttuğunda tamâmen sücuda gitmemiş veya rükûun en az bir kısmına vâsıl olmuşsa geriye dönmesi câiz olup sonunda yanılma secdesi yapar.

    Eğer rükûun en az bir kısmına vâsıl olmamışsa geriye döner ve yanılma secdesi yapmaz. Eğer kunutu kasden terkeder ve rüku haddine vâsıl olmuşsa geriye dönmez. Kasden haram olduğunu bilerek geriye dönerse namâzı bozulur.

    Fakat imâma uyan kimse ise unutarak veya kasden terketmesi arasında fark vardır. Eğer unutarak terkeder veya imâmı işlemediği halde kendisi unutarak işlerse, imâma uymak için imâm bulunduğu hâle dönmesi vâcib olur. Bilerek kasden dönmezse namâzı bozulur.

    Eğer kasden terkederse geriye imâmın bulunduğu hâle dönmesi lâzım olmayıp, dönmede, imâmı secdede beklemede veya ayrılma niyeti yapmada muhayyerdir.
    Aynı zamanda imâmı okumadığı halde, ona uyan kimse kasden kunutu okursa, bunu terkederek imâmın bulunduğu hâle dönmesi lâzım değildir. İmâma birinci secdede veya iki secde arasındaki oturmada yetişeceğine kanâatı varsa, kunutu tamamlayıp imâma yetişmesi mendup olur. Eğer imâmın ancak ikinci secdeye eğilmesinden sonra yetişeceğine kanâatı varsa o zaman ona uyan bu kimsenin kunutu terketmesi veya ayrılma niyeti yapması vâcip olur.

    İmâm, birinci teşehhüdü veya kunutu terkettikten sonra tekrar geriye dönerse, ona uyan kimse dönmez. Çünkü imâm ya unutmuştur veya câhildir, arkasında olan kimse bu hatalarda ona uymaz. Veya imâm kasden yapmıştır ki namâzı bozulmuştur. Bu halde ona uyan kimse, ya ayrılma niyeti yapar veya imâmın unuttuğuna veya cehâletine hamlederek ayakta veya sücutta imâmı bekler. Eğer ona uyan kimse kasden bilerek imâmın döndüğü hâle dö nerse namâzı bozulur. Fakat unutarak veya cehaletle imâmın döndüğü hâle dönerse namâzı bozulmaz.

    Aynı zamanda imâm birinci teşehhüdü terkederek kalkar sonra, daha ona uyan kimse kalkmadan evvel dönerse, ona uyan kimsenin oturmakta devam etmesi haram olur. İmâmı kalktığı için o da kalkar ve imâmının geriye dönmesi ma’zuriyetine hamlederek, onu ayakta bekler veya ayrılma niyeti yapar.

    Namâzın hey’etinden olan sünnetlerin kasden veya sehven terkinde yanılma secdesi yapılmaz.

    2- Kaç rek’at kıldığında şüpheye düşmek;

    Meselâ üç mü kıldım dört mü kıldım diye şüpheye düşerse ve şüphesi dördüncü rek’ate kalkıncaya kadar devam ederse, en azı nazarı i’tibara alarak geriye kalanı kılar ve sonunda yanılma secdesi yapar. Çünkü bu kimse ziyadede tereddüt etmiştir.
    Eğer üçüncü rek’atte iken onun üçüncü olduğunu hatırlarsa, devam eder ve sonunda yanılma secdesi yapmaz.

    Bir kimse kıldığı rekatların adedinde şüpheye düşerse kendi zannına ve başkasının söz ve fi’line uymaz. Fakat başkalarının îkazları teaddüd eder ve tevâtür hâline gelirse o vakit onlara uyar.

    Dört rek’atlı bir namâzda unutarak dördüncü rekatten beşinci rekate kalkarsa ve daha oturmadan evvel hatırlarsa, hemen kalktığı oturuşa döner ve bu unutarak kalktığı oturuşta ilk teşehhüd olduğunu zannetmiş olsa dahi teşehhüdü okumuşsa bu onun için kâfidir, tekrar okumaya hâcet yoktur.

    Eğer beşinciye unutarak kalkıp oturduktan sonra hatırlarsa ve dördüncüde teşehhüdü okumuşsa gine bu ona kâfidir. Teşehhüdü tekrar okumaz eğer oturmadan evvel beşinciye kalkmış olduğunu hatırlarsa ve dördüncüde teşehhüdü okumamışsa oturur ve teşehhüdü okur.

    Oturduktan sonra hatırlarsa gine teşehhüd eder ve bütün bunlarda yanılma secdesi yapar.

    3-Kasden yapıldığında namâzı bozan fiiller unutarak yapıldıkları takdirde yanılma secdesini îcâb ettirirler. Fazla bir rek’at yapmak veya az bir kelâm söylemek veya az yiyip içmek veya i’tidal ile iki secde arasındaki oturma rüknü olan kısa rükünleri uzatmak gibi fiiller unutarak yapıldığında namâzın sonunda yanılma secdesi yapmak lâzımdır. Eğer böyle fiillerin yapılıp yapılmadığında şüpheye düşerse sonunda yanılma secdesi yapmaz, çünkü asıl olan böyle fiillerin olmamasıdır.

    Fakat çok yemek içmek ve hareket etmek gibi fiiller kasden olsun veya unutarak olsun işlendiklerinde namâzı bozdukları için sonunda yanılma secdesi yapılmaz. Yapılsa dahi namâzı bozulmaktan kurtarmaz.

    4- Namâzda yapılması istenen bir okumayı kasden veya unutarak başka bir yere nakletmek;

    Gerek Fâtiha gibi bir rükün olsun gerekse birinci teşehhüd ve kunut gibi namâzın cüzlerinden olan sünnetler olsun veya gerekse zammı sure gibi namâzın heyetinden olan sünnetlerden olsun hepsi müsâvidir.

    Rüknün kasden veya unutarak nakledilmesi ile yanılma secdesi yapılır. Aynı zamanda cüz’ sünnetlerden birinci teşehhüd de bunun gibidir.
    Kunut ise, bunu gene kunut niyeti ile başka yere nakletmişse sonunda yanılma secdesi yapar.

    Eğer zikir kasdı ile nakletmişse yanılma secdesi yapmaz. Zammı sureden gayrı namâzın heyetinden olan sünnetleri başka yere naklettiğinde yanılma secdesi yapmaz. Fakat zammı sûreyi rüku’da veya doğrulduktan sonra okursa yanılma secdesi yapar. Fâtihadan evvel okursa secde etmez, çünkü kıyâmın içindedir. Teşehhüdden evvel Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi veselleme salavat getirilmesi aynı şekilde buna kıyas edilir.

    Hülâsa Fâtihanın rüku’dan doğrulduktan sonra veya oturarak okunması veya ikinci teşehhüdün ayakta veya iki secde arasında okunması gibi okumaların kasden veya unutarak yerlerinin değiştirilmesi ile sonunda yanılma secdesi yapılır.
    5-İmâm veya yalnız kılan bir kimse niyetten ve başlangıç tekbirinden mâada bir rüknün terkedilmesinde şüpheye düşerse ve bunun bir mislini yapmadan evvel hatırlarsa, hemen o terkettiğini yapar aksi takdirde namâzı bozulur. Eğer onun bir mislini işledikten sonra hatırlarsa, o misli olarak işlediği onun yerine geçer ve ikisi arasındaki iptal edilmiş olur. Ya’ni o kısmı namazdan saymıyarak namâzı tamamlar ve her iki halde de yanılma secdesini yapar. İmâma uyan kimse ise bir rükün terkettiğine dair selâmdan evvel şüpheye düşerse imâmı selâm verdikten sonra kalkar bir rek’at kılar ve yanılma secdesi yapmaz.

    Eğer selâm verdikten sonra böyle bir şüphe gelirse kalkar bir rek’at kılar ve sonunda yanılma secdesi yapar. Çünkü şüphesi imâmdan ayrıldıktan sonra vâki olmuştur.
    Selâmdan sonraki bu halde şu şartlar vardır. Selâmdan sonraki fâsılanın örfen fazla uzamaması, af edilenden gayrı necâsetin isâbet etmemesi, altı kelimeden fazla konuşmamış olması, ve ameli kesîr yapmamış olması lâzımdır. Aksi takdirde bütün namâzını yeniden kılar.

    Niyetde veya başlangıç tekbirinde şüpheye düşerse ve en az olan bir itmi’nan mikdârı geçinceye kadar hatırlamazsa yeniden namâza başlar. Çünkü şüphesi namâzın bağlanmasında olup asıl olan onun yokluğudur.

    Eğer selâm vermeden ve en az bir itmi’nan mikdârı geçmeden evvel yaptığını hâtırlarsa, ondan evvel kıldığı kendisine sayılır ve geriye kalanı bunun üzerine bina eder.
    Eğer şüphesi selâmdan sonra olursa gine zarar verir yeniden kılması lâzımdır.
    Selâmdan sonra olan bu şüphe niyetten veya başlangıç tekbirinden gayrı şeylerde olursa bir te’siri yoktur. Çünkü selâmla namâz tamamlanmışdır.

    İmâma rüku’da uyan bir kimse, onunla beraber rükûa ulaştım mı? diye şüpheye düşerse o rek’at kendisine sayılmaz. Çünkü asıl olan ulaşmamaktır.Bu reka’tı selâmdan sonra tamamlar ve yanılma secdesi yapar. Çünkü ziyade olması ihtimâli olan bir rek’at kılmıştır. İmâma sonradan ulaşan yani mesbuk olan bir kimse unutarak imamla beraber selâm verirse ve hemen hatırlarsa devam ederek kıldığı mikdar üzerine bina eder ve sonunda yanılma secdesi yapar. Çünkü unutma imâmdan ayrıldıktan sonra vukua gelmiştir.

    Mesbuk olan bir kimse, imâm yanılma secdesi yaparsa o da onunla beraber yapması vâcibdir.

    Ve kendi namâzını bitirdikten sonra da yanılma secdesi yapması mendup olur.
    Aynı şekilde kendisi yalnız başına kıldıktan sonra kendisine iktida eden (uyan) olursa o da onunla beraber yanılma secdesi yapması vâcip olup, kendi namazının sonunda da yanılma secdesi yapması medup olur.

    Namâz kılan bir kimse yanılma secdesini icâb ettiren bir şey yapar da yanılma secdesi yaptım mı_ yapmadım mı? diye şüpheye düşerse yanılma secdesi yapar. Çünkü asıl olan sücudun olmamasıdır.

    Eğer yanılma secdesi için bir mi? iki mi? secde ettim diye şüpheye düşerse bir tane daha secde eder.

    Namâz kılan bir kimse namâzda bir unutmanın yapıldığını zannederek yanılma secdesi yapar da sonra böyle bir yanılmanın olmadığı tebeyyün ederse, ziyâde olan ilk yanılma secdesi için tekrar yanılma secdesi yapar.
    Kısaltılmış bir nâmazın sonunda yanılma secdesi yapar da sonra bu namâzı tamamlama lüzumu hâsıl olursa, namâzı tamamladıktan sonra ikinci defa olarak yanılma secdesi yapar.

    İmâm unutarak selâm vermesi üzerine ona uyan kimse de selâm verdikten sonra imâm tekrar namaza girerek, salâvâtı okuyup, tekrar selâm verdiğinde ona uyan (bundan evvel selâm vermiştiniz) ikâzına karşı imâm cevâben (Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi veselleme salâvatı unutmuştum) derse Her ikisinin de namâzı bozulmamıştır. Çünkü imâmın konuşması ikinci selâmdan sonradır. Ona uyan kimsenin de konuşması azdır. Fakat bu kimse hemen yanılma secdesi yapar çünkü ilk selâmla imâmdan ayrıldığı için kendisine de sirâyet eden hatayı, imâm yüklenemez.

    Yalnız bir kimseden bir unutma husule gelir de sonra bu hâli ile bir imâma iktida ederse imâm onun hatasını yüklenmez ya’ni namâzın sonunda yanılma secdesi yapar. veya açıktan okumada unutma ve hatalar hâsıl olursa, bunları imâm yüklenir. Ve kendisine yanılma secdesi lâzım olmayıp sevabı da eksilmez.

    Fakat imâm yüklenmeye ehil bir kimse değilse meselâ abdestsiz veya gizli necâseti muhtevi imişse, ona uyan kimsenin unutma veya başka şeylerini yüklenemez.
    imâm namâzı bitirdikten sonra abdestsiz olduğu veya kendisinde gizli bir necâset bulunduğunu hatırlarsa ve kendisine uyan kimsenin Fâtihayı bitirmeden rükûa gittiğini ya’ni onun bir rek’atını yüklendiğini bilirse, ona uyan kimsenin namazını iâde etmesi için ona vaz’iyeti bildirmesi lâzımdır. Fakat bu, arada uzun bir fâsıla geçtiğine göredir. Böyle bir fâsıla geçmemişse kendisine haber verildikten sonra hiç ara vermeden kalkar bir rek’at kılar ve sonunda yanılma secdesi yapar.

    İmâma sonradan yetişen bir kimse imâmın selâm verdiğini zannederek ayağa kalkar da, imâmın selâm vermediği anlaşılırsa velevki artık imâm selâm vermiş olsa dahi, onun gine oturup sonra kalkması teayyün eder. Burada ayrılma niyeti ve sonra da yanılma secdesi yapmaz. Çünkü unutma ona uyma halinde vâki olmuştur.
    İmama uyan kimse imamın selam verdiğini zannederek selam verir, sonra da selam vermemiş olduğunu tebeyyün ederse uyan kimsenin selamını tekrar iade etmesi lâzımdır. Ve sonra da yanılma secdesi yapmaz. Çünkü unutma uyma zamanında vaki olmuştur.

    İmâma uyan kimse imâmın, başını secdeden kaldırdığını zannederek başını kaldırır ve ikinci secdede olduğunu zannederek ikinci secdeye gittikten sonra imâmın daha birincide olduğu tebeyyün ederse, ona uyan kimsenin yapmış olduğu iki secde arasındaki oturuş ve ikinci secde sayılmaz, hemen imâmının bulunduğu hâle uyar, onunla beraber oturur ve onunla ikinci secdeyi yapar. Ve yanılma secdesi yapmaz. Çünkü unutma uyma zamanında hâsıl olmuştur.

    Namaz kılan bir kimse son rek’atte ikinci secdeyi unutur da selâm vermeden evvel aklına gelirse, o secdeyi yapar ve yanılma secdesi yapmaz.
    Namâz kılan bir kimse selâmı unutarak terkeder ve uzun bir müddet geçse dahi bulunduğu yerden başka yere geçmemişse, selâmı verir ve yanılma secdesi yapmaz.

    Not:

    Hanefi imâmı arkasında kılan bir şâfiînin sabah ve diğer namazlarda yanılma secdesi yapması sünnetdir.

    Çünkü Hanefî mezhebinden olan bir şahıs sabahleyin kunut duâsını okumaz ve diğer namâzlarda da ilk teşehhüdte Peygamberimiz Sallal’âhu aleyhi veselleme salâvat getirmez, hattâ getirse kendi mezhebine göre yanılma secdesi yapması lâzımdır. Şâfiîye göre ise bunların terkinde yanılma secdesi yapıldığından imâmın selâmından sonra Şâfiî muktedinin yanılma secdesi yapması sünnetdir.Selam ve dua ile…Kaynak: Sorularla İslamiyet

  10. Hanefi Mezhebine Göre Sehiv Secdesini Gerektiren Durumlar diyor ki:

    1 – Fâtiha’dan sonra zamm-ı sûre okumadan rükû’a gitmek. Rükû’da iken hatırlarsa, doğrulup sûreyi okur, sonra tekrar rükû’a gider. Namazın sonunda da sehiv secdesi yapar.

    2 – Unutarak Fâtiha’yı iki kere okumak.

    3 – Vitir namazlarının tekbir ve kunut duasını unutmak. Rükû’da iken hatırlasa, doğrulup kunut okumaz. Sonunda sehiv secdesini yapmakla yetinir.

    4 – Dört rek’atlı namazlarda, iki rek’at kıldıktan sonra oturmayı unutarak üçüncü rek’ata kalkmak, yani, ilk oturuşu terketmek. Bu durumda bakılır: Eğer namazı kılan kişi tamamen kalkmış veya kalkmaya daha yakın bir durumda ise, oturmaz; namazı bitirip sonunda sehiv secdesi yapar. Eğer oturmaya daha yakın bir halde ise, oturur; sonunda da sehiv secdesi yapmaz. Tam kalktıktan sonra oturmak ise, namazı bozar.

    5 – Birinci oturuşta Tehıyyât’ı okuduktan sonra hemen kalkmayıp salâvatları ve duaları okumak yahut da bir rükün edâ edecek kadar gecikmek. Bu durumda eğer salâvattan okunan kısım bir cümle teşkil eder ise (Allahümme salli alâ Muhammedin demek gibi) namazın sonunda sehiv secdesi yapılır. Fakat okunan kısım bir cümle teşkil etmemişse, sehiv secdesine gerek yoktur.

    6 – Dört rek’atlı farz namazlarda, son rek’atta oturmaksızın beşinci rek’ata kalkılacak olsa, beşinci rek’atın kıyam, kırâet ve rükû’u tamamlanıp secdeye gidilmedikçe, dönüp tekrar oturulur. Tehıyyâtdan sonra selâm verilip sehiv secdesi yapılır. Çünkü bu durumda farz olan son oturuş te’hire uğramıştır. Fakat beşinci rek’at için secde yapılmış olursa, bu namaz nâfileye döner. Artık buna bir rek’at daha ilâve ederek, 6 rek’atlık bir nâfile namazı kılınmış olur. Dolayısıyla sehiv secdesi de gerekmez. O farzı yeniden kılması gerekir.

    7 – Dört rek’atlı bir farz namazın son ka’desinde teşehhüd miktarı oturduktan sonra kalkan kimse, hemen oturup selâm verir. Tekrar Tehıyyat okumasına gerek yoktur. Hâtta oturmadan ayakta bile selâm verebilir. Zira farz olan oturuşu yapmıştır. Yalnız ayakta selâm vermekle sünneti terketmiş olur. Sonunda ayrıca sehiv secdesi de lâzımdır. Çünkü selâm te’hire uğramıştır.

    8 – İmama sonradan yetişen kimse, kendi kıldığı rek’atlar içinde hatâ yaparsa, o hatâsı için sehiv secdesi yapar.

    9 – İmamın, açıktan okuması vâcib olan yerlerde gizli; gizli okuması vâcib olan yerlerde de açık okuması… Meselâ öğle namazında Fâtiha ve zamm-ı sûreyi sesli okuması, akşam namazında da içinden okuması gibi. Namazdaki tesbih ve tekbirlerin cehren okunması, sehiv secdesini icab ettirmez.

    10 – Namaz içinde Fâtiha okunduktan sonra hangi âyet veya sûreyi okuyacağı bir müddet tefekkür edilse, sehiv secdesi icab eder. Çünkü vâcib te’hire uğramıştır. Bu süre bir ayet okuyacak kadar veya bir rükü ve ya secde yapacak kadar bekleme süresi esas alınır.

    Bir rüknü veya bir vacibi yerine getirirken meydana gelecek bir dalgınlık ve bir düşünce ise, sehiv secdesi gerektirmez.

    11 – Ta’dîl-i erkânın terki, sehiv secdesini gerektirir.

    12 – Namazda sehiv secdesini icab eden birkaç hatâdan dolayı tek sehiv secdesi yeterlidir.

    13 – Herhangi bir namazın bir rüknünü tekrar etmek, sehiv secdelerini gerektirir. Bir rekatta iki defa rükü veya üç defa secde yapılması gibi. Birinci ve ikinci rekatlarda Fatiha’nın tekrarlanarak okunması veya arka arkaya okunması veya rüku, secde ve teşehhüdde Kur’an okunması da böyledir. Fakat üçüncü veya dördüncü rekatlarda Fatiha’nın iki defa okunması veya bunlarda Fatiha ile beraber başka bir surenin de okunması yahut yalnız başka bir sürenin okunması sehiv secdelerini gerektirmez. Çünkü bu takdirde bir vacib terk edilmiş veya geciktirilmiş ve Kur’an da meşru olan yerin başkasında okunmuş olmaz. Ancak bu halde rekatlar, önceki, rekatlarden daha fazla uzatılmış ve cemaata da ağırlık verilmiş olursa, kerahetten korunmuş olmaz.

    Sehiv secdesinde, iki secde ile Tehıyyât’ı okumak ve selâm vermek vâcibdir. Tehıyyât’dan sonraki salâvat ve dualar ve secdedeki tekbirler ve tesbihler ise sünnettir.

    * Bir namaz içinde, o namazın rek’atları sayısında şüphe etmek, namaz kılan kimse vesveseli biri değilse, kılınan namazı iptâl eder. Yeniden kılmak gerekir. Nitekim vakit varken, namazı kılıp kılmadığında tereddüd eden de o namazı kılar. Namazı tamamladıktan sonra rek’at sayısında şüpheye itibar yoktur. Ancak noksan kıldığını kesin olarak anlarsa namazı yeniden kılar.

  11. [...]Teşehhüd ve salavatlar okunduktan sonra her iki tarafa selam verilerek namaz tamamlanır.Sehv Secdesi Hakkında Detaylı Bilgiler İçin Tıklayınız Sehiv secdesinin yapılması vacibdir; ancak bu vücub vaktin müsait olmasına bağlıdır. Sabah [...]

    • Adnan Yenil diyor ki:

      Muhterem Beyefendi,
      Ne güzel sormussunuz Bu yaziyi sevdiklerinizle paylasmak istermisiniz diye
      fakat nasil paylasilacagini müsade edilmemis.
      Anladigim kadar Emeginizin baska amaclara engel olmak istemissiniz galiba
      her neyse Yaziyi Kopyalamak isterdim ama olmadi
      iyi günler Adnan Yenil

Secde-i Sehv nedir? Hangi hallerde ve nasıl yapılır? Yazısı için Leave a Reply to selahattin saral

 Son Yazılar FriendFeed

Mekke ve Medine Canlı Yayın

Sesli Açıklamalı Kur’anı Kerim

Günlük Ezan (Namaz) Vakitleri